KHARİTLER

Antik Yunan mitolojisinde üç güzeller algısı oldukça fazla yerde, farklı anlatım ve betimlemede karşımıza çıkar. Bu anlatımların en ünlülerinden biri Troia Savaşı’nın çıkmasında etkin rol oynayan ve altın elma mitosunun baş kahramanları olan Athena, Hera ve Aphrodite’nin oluşturduğu gruptur. İkinci en ünlü grup ise yüzyıllardır insanoğluna ilham kaynağı olan Kharitlerdir.

Kharitler, yani Üç Güzeller’in Latince karşılığı Gratia’dır ve zarafet, çekicilik, şefkat ve lütuf anlamlarını taşır. Tanrıların tanrısı Zeus ile bazı araştırmacılara göre üçüncü bazı araştırmacılara göre ise dördüncü eşi, kendisi de bir tanrıça olan Eurynome’den doğma kızlardır. Antik yazarlardan Hesiodos, Thegonia adlı eserinde kızların doğumuyla ilgili bilgileri bizlere bu dizelerle aktarmıştır:

“Okeanos kızı Eurynome ile de evlendi Zeus

Güzelliği görenleri büyüleyen uyum tanrıçayla;

Üç kızı oldu ondan, Kharit’ler, Üç Güzeller;

Aglaie, Euphrosyne ve sevimli Thalia.”

 

Aglaie parlaklığı temsil eder ve Kharitlerin en gencidir. Euphrosyne neşeyi temsil eder ve yüzleri güldüren demektir. Thalia ise çiçekleri açtıran anlamına gelmektedir. Başlangıçta bitkilerin büyümesini ve güzelliği simgeleyen Kharitler, bu özelliklerinin yanı sıra tanrıların ve insanların yüreğine neşe ve mutluluk verme özelliğine de sahiptirler. Kharitler sanatsal, dinsel ve sosyolojik yönden daha çok vurgu yapılan temalarda, güzelliğin yenilenmesi, mutluluk ve memnuniyetin ön sırada yer aldığı eserlerde görülür. Kharitlerin dönem dönem tekil ya da çoğul olarak bereketi vurguladıkları da gözlenir. Doğanın yeniden canlanmasında başak, buğday demeti ve yaban mersini ile bereket vurgusu ön plana çıkarılmaktadır. Kharitlerin bahsettiğimiz bu özellikleri dışında, yerel bir yapı sergileyen ve merkezi anlayıştan farklı dinsel gönderimleri bulunmaktadır. Yunan mitolojisindeki önemli tanrı ve tanrıçalardan farklı olarak, tapınım alanları oldukça yerel sayılabilecek bir tarzda karşımıza çıkar.

 

Kharitlerin ilk olarak Minos Girit inancı kapsamında betimlenmiş oldukları söylenebilir. Ancak hemen sonrasında bu işleniş Yunanistan ve Kiklad adalarında yaygınlaşmıştır. Bu figürler saçlarına defne, zeytin, buğday demeti, yaban mersini ya da gülden taç takar ve genellikle çiçekler, meyveler ya da mısır püsküllerini tutar şekilde betimlenir. Üç Güzeller grubunun günümüzde bilinen yaklaşık 16 Roma dönemi kopyası bulunmaktadır. Araştırmacılar Kharitleri, Hesiodos ve Homeros’un şiirlerinde, antik tarih yazarları, yazıtlar ve Attik tragedyalarındaki anlatımlardan faydalanarak arkaik ve klasik dönem işlevleri açısından üç gruba ayırmışlardır.

 

Öncelikle Kharitler doğanın güçleri olarak saygı görmüştür. Paros, Boeotia ve Arcadia’da onlara tapınıldığı görülmektedir. Kharitler yaşayan bütün canlılar üzerinde hakimiyeti olan bereket tanrıçaları olarak saygı görmüş, fakat zaman zaman da yer altı tanrıları olarak bilinen Hades, Demeter, Pesephone ve Hekate ile birlikte anılmışlardır. Hesiodos ya da Homeros’un şiirlerinde anlatılmasa da Herodotus ve Pausanias’ın anlatımlarında ve Aeschylus’un Eumenides adlı oyunu içindeki anlatımlarında yeraltı ile ilişkileri ima edilmiş ya da tasvir edilmiştir.

 

Kharitlerin güzellik, istek, arzu ve aşkın simgesi olmalarıyla Aphrodite ve Ares’in evliliğine, Aphrodite’nin doğumuna ve Paris’in yargılanmasına tanıklık ettiği görülür. Ayrıca Pandora’nın yaratılmasında Kharitler, onu kolyelerle süsleyen kişiler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir anlatımda Aphrodite, Hephaistos’un eşidir ancak Ares’le birlikte olarak Harmonia’yı doğurmuştur. Thebai kentinin kurucusu olan Kadmos ile evlendirilen Harmonia’nın düğününde tanrılar çeşitli armağanlar sunmuştur. Bu hediyelerden bir tanesi de Kharitler tarafından işlenmiş bir elbisedir ve Kharitler düğünde Musalarla beraber şarkı söylemişlerdir. Başka bir anlatıma göre Peleus ve Thetis’in düğününde, adları Pasithea, Kale ve Euphrosyne olarak geçen Kharitler ile Aphrodite arasında bir güzellik tartışması çıkmış ve Thebaili meşhur bilici Teiresias’a hakemlik etmesi için başvurmuşlardır. Teiresias bu dört güzel kadın içerisinden en güzel olarak Kale’yi seçmiştir. Bu karar Aphrodite’yi çılgına çevirmiş ve kahini yaşlı, çirkin bir kadına dönüştürmüştür. Fakat Kale onu Girit’e götürerek çekici ve güzel bir kadına dönüştürür.

 

Hesiodos’a göre Zues, Kharitler üzerinden dünyaya güzellik, lütuf ve neşe ihsan etmiştir. BerEket, yaşam ve büyüme ile ilgili isimlerin anlamına uygun olarak Kharitler’e, tıpkı kız kardeşleri Horalar’a olduğu gibi önemli görevler verilmiştir. Bunun yanı sıra Hesiodos, tanrıçaların fiziksel güzelliklerini ve baştan çıkarıcı güçlerini de över. MÖ 3. Yüzyılda yaşamış olan Theocritus, halkın ahlaksal yasalarının temsilcileri olarak Kharitleri işaret ederek devamında insanlara tatlı ve sevimli haz veren duyguların tümünün onlardan geldiğini ve insan yaşamının vazgeçilmez bir parçası olduklarını belirtir.

Logo dolu.png