IMG_3379_edited_edited.jpg
_MG_4346.JPG
Didem
Muti
  • Gri LinkedIn Simge
  • Gri Facebook Simge
  • Gri Instagram Simge
  • Gri Heyecan Simge

Arkeolog ve Tasarımcı

14 Ağustos 1991

Ankara

2011 Bilkent Üniversitesi, İktisat

2016 Ege Üniversitesi, Klasik Arkeoloji

Lise yıllarımda antik çağlara, dinlerin oluşumuna ve sanat tarihine karşı doyumsuz bir ilgim vardı. Ben de her Türk genci gibi taşı toprağı tarih kokan memleketimde sürekli Mumya filmleri, Indiana Jones serisi izleyerek arkeolog olmanın hayalini kuruyordum.

Üniversite zamanı geldiğinde, oldukça yanlış bir tercih olduğunu bildiğim halde Bilkent Üniversitesi İktisat bölümüne başladım. Bir senelik hazırlık sınıfının ardından bölüme başladığımda bu işten hiç keyif almadığımı zaman geçtikçe fark ettim ve mezuniyetime kısa bir süre kalmışken okulu terk edip yeniden sınava hazırlanmaya karar verdim.

 

2012 yılında, daha önce hiç bulunmadığım İzmir’e taşındım ve her dakikasından ayrı bir keyif aldığım Ege Üniversitesi’nde Klasik Arkeoloji bölümünde okumaya başladım. Her ne kadar ilk sene İzmir’in büyüsüne kapılıp gitsem de ikinci senenin sonunda ders olarak işlediğimiz konuların ne kadar ilgi çekici olduğunu bir kez daha keşfettim ve kendimi çılgınlar gibi arkeolojik araştırmalar verdim.

 

Okulun son senesine geldiğimizde aslında hepimizin işsiz kalacağı gerçeğiyle yüzleşmeye başladım. Fark ettim ki ülkemizde, arkeoloji bilimi onlarca farklı dalla ortak çalışması ve tanıtılması gerekirken, bunun yerine oldukça yetersiz anlatılıyor ve yalnızca “kazı bilimi” olarak sınırlandırılıyordu. Herhangi bir kazıda çalışmıyorsanız ya da üniversitede kadronuz yoksa üniversitede aldığınız derslerin hiçbiri özel sektörde bir işe yaramıyordu. Tamamen işsizdiniz ve bunun tek sebebi arkeolojiye ve antik medeniyetlere yeteri kadar önem verilmemesiydi.

 

Son senemde yüzlerce kredilik dersi aynı dönemler içerisinde aldım, İtalyanca öğrenmeye başladım ve hala arada gururla açıp okuduğum Atina Akropolisi Arkaik Dönem Alınlıkları konusunda harikulade bir tez hazırladım. Okulun son aylarında yeni kişisel zevkim ve kendime araştırma konusu olarak seçtiğim kültürel miras üzerine derin okumalar yaptım. Öğrendiklerimi ve yapabileceklerimi kafamda ufak ufak oluşturmaya başlamıştım. Azımsanmayacak bir biçimde Antik Yunan ve Roma tarihine hakimdim, kültürel miras olayını az çok kavramıştım, lise yıllarım boyunca photoshopta yaptığım işler sayesinde bir hayli para kazanmıştım ve dikiş dikebiliyordum. Aklıma bunları nasıl bir araya getirebileceğimle alakalı onlarca fikir geldi ve içlerinden birini seçip başlamaya karar verdim. Tasarımı bana özgü bez çantalar dikecek, bunların ön yüzeyinde sevdiğim heykelleri kullanacak, arka yüzeylerinde de bu heykellerin tarihi önemiyle alakalı bilgiler verecektim.

 

Öncelikle bu fikrimi hocalarımla paylaştım. Bu kısım biraz kalp kırıcı… Proje dosyamı özenle, sayfalarca, sanki bir tez daha yazarmışçasına hazırlayıp ilk basılan ürünlerimle beraber hocalarıma sundum. Aldığım ilk yorum “Off didem hayatımda duyduğum en saçma fikir, nedir yani bu? İşim gücüm var lütfen çıkar mısın odamdan?!” oldu. Fakat bana herhangi bir gelecek kurmak için parmağını dahi oynatmayan hocalarımdan destek alamamak beni hiç mi hiç şaşırtmadı ya da bu fikrimden vazgeçmeme sebep olamadı. Kültürel miras konusunda ülkemizde kitaplar yazmış, makaleler yayınlamış, olaya farklı açılardan bakabileceğine inandığım onlarca akademisyenin kapısını aşındırdım. Her birinden farklı yapıcı bir yorum alıyor ve yavaş yavaş projemi şekillendirmeye başlıyordum.

 

Zaman içerisinde okuldan dört arkadaşımın da yardımıyla did. Antique’i kurdum ve ilk koleksiyonum olan “Unique” serisini çıkardım. Aynı sene içerisinde de mezun oldum. Artık işsiz fakat bilinçli bir arkeologtum. Üniversite yıllarım boyunca o festival senin bu parti benim gezdiğim için süper yaratıcı bir çevreye sahiptim. Başlangıç olarak ürünlerimi çeşitli müzik festivallerinde ve seçkin tasarım pazarlarında yakın çevremle paylaştım. Ürünlere olan ilgi beklediğimden fazlaydı ve konuştuğum kişilere arkeoloji bilimini farklı çerçevelerden anlatıp, onların da bilinçlenmesini sağlayabiliyordum. Bu gerçekten harika bir duyguydu. did. Antique’in ikinci senesinde artık bunun iş kolu haline gelebileceğine adım kadar emindim ve Alaçatı’da, kendisine minnet borçlu olduğum bir arkadaşımın yardımıyla mağazamı açtım ve ikinci koleksiyonum olan ve yuvarlak havlulardan oluşan ‘estival serisini çıkardım. Alaçatı bilirsiniz sezonluk bir bölgedir. İki sene boyunca yazları Alaçatı’daki mağazamda, kış sezonunda e ticaret üzerinden ürün satışı yaptım ve bu süreç boyunca da yine onlarca farklı etkinliğe katıldım.

 

2018 yazında, dövizde yaşanan ani değişimler, Alaçatı’da sezonun oldukça zorlu geçmesine sebep oldu. Bu yüzden gözüm yaşlı Çeşme’de yaşadığım evimle birlikte mağazamı kapatmak zorunda kaldım ve Eylül ayında Ankara’ya ailemin yanına döndüm. Aynı sene içerisinde, güzel eşim Muti’le tanıştım.

 

2019 senesi yeni koleksiyon hazırlıkları ve çeşitli sertifika programlarıyla geçti. Bu süreçte kültürel mirasla alakalı araştırmalarıma devam ettim ve Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü başkanlığında yürütülen Sarat Projesi kapsamında Türkiye’nin Arkeolojik Varlıklarının Korunması konusunda Koç Üniversitesi iş birliğiyle sertifikamı aldım.

 

2020 senesine bomba gibi hazırdım. Yeni koleksiyon çalışmam, alt yapım, kurumsal kimliğim, şirket yapım, marka tescilim, yeni e ticaret adresim her şeyim hazırdı. Fakat üretim aşamamda yine talihsizlikler peşimi bırakmadı. Öncelikle küresel pandemi patlak verdi ardından döviz kurlarında aşırı bir artış yaşandı. Fakat tüm zorluklara rağmen, tam olarak çıkması gerektiği ürün çeşitliliğiyle olmasa da, son koleksiyonum olan “Reframe” i çıkarmayı başardım.

 

Buraya gelinceye kadar gerçekten oldukça meşakkatli yollardan geçtim. Fakat hiçbir zaman amacımdan ya da tutkularımdan vazgeçmedim. İnanıyorum ki siz de benim arkeolojiden, tarihten, antik eserlerden aldığım keyfi alabilirsiniz ve inanıyorum ki el ele verirsek benim gibi mezuniyetinin adından işsiz kalacak onlarca arkeoloğa ve sanat tarihçiye alternatif bir iş imkanı sağlayabiliriz.