AAA010 2.JPG

Eymir Gölü



Neredeyse bütün tasarımların çekimlerini tamamlamak üzereydik. Geriye yalnızca en sevdiğim tasarımım olan Üç Güzeller kalmıştı.




Ankara'da doğaya kaçmak zordur. Ya da en azından ben öyle hatırlıyorum. Sekiz sene İzmir'de yaşadıktan sonra Ankara'ya oldukça yabancılaştığımı fark ediyorum. Kazara şehir dışından bir eş dost gelse nereye götürebileceğimi bile bilmiyorum.






Üç Güzeller ilk denediğim tasarımlarımdan biriydi. Baskıya ilk o girmişti, elime ilk o havluyu almıştım ve hala onu kullanıyorum. O yüzden bendeki yeri çok ayrı.

Bu tasarımı aslına bakılırsa Nevşehir Göreme'de, Üç Güzeller pecibacalarında çekmeyi çok istedik. Fakat Kapadokya'ya gidişimizde zamanımız yetmedi, peribacaları çok kalabalıktı. İstediğimiz kareleri çıkaramayacağımızı anlayıp vazgeçmek zorunda kaldık. Bizim Üç Güzeller'imiz hep yeniden Kapadokya'ya gideceği günü bekledi. Ama şartlar bir türlü buna el vermedi.



Bir tek bu havlunun fotoğrafı eksik kalmıştı. Dışarıda kısıtlamalar vardı ve biz neredeyse kimseyle görüşmüyorduk. Muti'yle evde kafamız attı. Hadi dedik çıkalım bi yerlerde çekim yapalım bu böyle olmaz. Gölbaşı tarafına gideriz en kötü diye çıktığımız yolculuğumuzda Eymir'e kadar gidebildik.







Gidenler bilir, Eymir Gölü Ankaralıların en yakın doğaya kaçış noktalarından biri ve hatta belki de içlerinden en güzelidir.








Ne yalan söyleyeyim çok da ümidim yoktu bu geziden. Çok bi fotoğraf çıkaramayız diye düşünüyordum.